top of page

 

 

      Nail Uyar, bundan önceki öykü kitaplarında, Anadolu'nun farklı coğrafyalarında yaşayan insanların aşklarını, acılarını, sevinçlerini, umutlarını, umutsuzluklarını ve ölüm karşısındaki çaresizliklerini seçkin bir sanat yetkinliğiyle dile getirmişti. Bu kez Ege'deki insanların yaşamlarını anlatıyor öykü tekniğiyle ve kendine özgü üslubuyla.

      Kitaptaki "Ayfer'le İzzet" adlı öyküde, 12 Eylül 1980 darbesinin arifesinde başlayan ve sonrasında gelişen sıra dışı bir aşk öyküsü konu ediliyor.

     Şenol Yazıcı, MaviADA dergisinin 23. sayısında, Nail Uyar'ın "İlk Göç" öyküsünü eleştirirken yazısının başında şunu belirtiyor: "Dil kullanımda ustalığa ulaşmış bir yazarın elinden çıkma metin kendini hemen belli ediyor."

     Varlık Edebiyat ve Kültür Dergisinin Ocak 2013 sayısında Hatice Meryem, yazarın "Şaziye Hanım ve Kızı" öyküsü için "Temiz Türkçesi, güzel anlatım diliyle göz dolduran bu öykünüze kardeş öyküleriniz de varsa lütfen yollayın." diyor. Aynı derginin Mart 2013 sayısında ise yine Nail Uyar'la ilgili şunu söylüyor: "...Size diyeceğim şu: maşallah pek güzel anlatma kabiliyeti var sizde. Kolayca, rahatça anlatıyorsunuz. Bence işin özüne yakın bir şey bu... "

      "Gözlerim Yolda'yı okuyunca seveceğinizi ve sevdiklerinize de önereceğinizi inanıyoruz. 

     Bundan önce yayınladığımız “Gözlerim Yolda” adlı öykü kitabında Nail Uyar, Batı Anadolu insanının yaşam koşullarını yalın bir dille ve kendine has biçemiyle anlatmış, okurların büyük beğenisini kazanmıştı…

     “Silahların Gölgesinde Aşk”ta ise okurlarını yine aynı coğrafyada (İzmir-Manisa-Uşak düzleminde) gezdirerek okuma yolculuğuna çıkarıyor. Burada yaşayan insanların umutlarını, dostluklarını, aşklarını,sevinçlerini, hüzünlerini, çaresizliklerini son derece içten ve usta bir dille anlatıyor.

     Kitabın içindeki “Kara Gün Kararıp Gitmez” ve “Silahların Gölgesinde Aşk” adlı öykülerinde baskıcı bir dönemde yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

     “Silahların Gölgesinde Aşk” Türkçenin zengin olanaklarından yararlanmasını iyi bilen Nail Uyar’ın, akıcı anlatım diliyle insanların yaşamlarından ilginç kesitler sunan üçüncü öykü kitabıdır. Yazarın denemelerden ve anılardan oluşan iki kitabı daha vardır.

     Edebiyatımızda gerçekçilik (realizm) geleneğini sürdüren Nail Uyar, bu yeni kitabıyla bir kez daha okurların karşısında…

 

     Yayınevimiz tarafından daha önce yayımlanan Gözlerim Yolda ve Silahların Gölgesinde AŞK adlı kitaplarında Nail Uyar, Batı Anadolu insanlarının yaşamlarını son derece içten ve yalın bir dille anlatmış, okurların beğenisini kazanmıştı.

     Bu kitap, ilk olarak 1999 yılında Son Yürüyüş adıyla yayımlanmış, 2010 yılındaki ikinci baskısında adı Gonca Bir Güldü olarak değiştirilmişti. Yayınevimiz, şimdi Gonca Bir Güldü’nün yeni basımını sunuyor.         

     Nail Uyar, gerçekçi anlatımıyla, ustaca oluşturduğu öykülerini sade bir dil ve akıcı bir üslupla anlatıyor. Öykülerindeki sürükleyicilik,  dili çok iyi kullanmasından ve ustaca anlatımından kaynaklanıyor. Birkaç kalem vuruşuyla ilginç tiplemeler çizen yazar, aynı zamanda iyi bir diyalog ustasıdır.  

     Yazar, bu kitabında İzmir’den Ardahan’a dek Anadolu’da yaşayan insanların acılarını, aşklarını, umutlarını, umutsuzluklarını, ölüm karşısındaki çaresizliklerini seçkin bir sanat yetkinliğiyle ortaya koyuyor;  salt koymakla kalmıyor, kimi zaman baskıya ve zulme karşı boyun eğmemeleri gerektiğini de anımsatıyor.  

     Kitaptaki öyküleri okuyunca içinizden bir şeylerin koptuğunu hissedecek; bazen duygulanacak, bazen gülecek, bazen de öfkeleneceksiniz.

     Edebiyatımızda gerçekçilik (realizm) akımını sürdüren Nail Uyar’ın bu ilk öykü kitabını severek, bir solukta okuyacağınıza inanıyoruz.   

 

download.jpg

     Bundan önce yayınladığımız Gonca Bir Güldü, Gözlerim Yolda, Silahların Gölgesinde Aşk adlı kitaplarında Nail Uyar, Türkçenin zengin anlatım olanaklarından yararlanmasını iyi bilmiş, Anadolu insanının yaşamlarını kendine özgü biçemiyle anlatmıştı. Ayrıca bu kitaplarında insanı ve doğayı anlatırken de içten, yalın bir dil kullanmış, böylece okurların beğenisini kazanmıştı. 

     

     Postmodernizmin sanat anlayışı ve uygulayıcılarının çok yaygınlaştığı günümüzde, buna "Toplumcu-Gerçekçi" sanat anlayışıyla farklı duruş gösteren edebiyatımızın usta öykücülerinden Nail Uyar, Meşeler Göverince'de yine sarsıcı anlatımıyla baskıyı, zulmü, dışlanmışlığı, aşkı, ayrılığı, umudu, ihaneti, acıyı harmanlayarak yeni öyküler sunuyor bize. İnsanın ölüm karşısındaki çaresizliğinde bile bir çıkış yolu aramanın ne denli önemli olduğunu gösteriyor.

     

      İnceden inceye insanın içine işleyen, yürek burkan, yaşanmış ve yaşanmakta olan olayların yanı sıra gerçekçi gözlemlerin de yer aldığı bu öykülerde, onca üzüntülerin değişik boyutlarda dile getirilişine tanık oluyoruz. 

      

     Ayrıca Nail Uyar, yıllardır acı ve gözyaşlarıyla yoğrulan bir coğrafyada, içten içe kaynayan insanların sancılı ilişkilerini de sorguluyor bu öykülerinde.

     

     Yaşanan bazen kurgulananın ötesine geçer.  Hayat öyküden daha şaşırtıcıdır. 

      Bu kitapta yer alan öyküler, bundan önce yayınlanan öykü kitaplarımdaki demiryolu konulu öykülerimden seçilerek oluşturulmuştur.

      Öykü kitaplarımı okuyan yakın dostlarım, bu kitaplardaki demiryolu konulu öykülerimi de çok beğendiklerini söylediler. Bu yakın dostlarım sonraki günlerde sadece söylemekle kalmayıp, bunları  DEMİRYOLU ÖYKÜLERİ adı altında, ayrı bir kitapta toplamamı önerdiler; gerekçe olarak da Türk Edebiyatı’nda bu konuda yeterince bu tür öykülerin bulunmadığını belirtmeleriydi.

  

      Eleştirmenler de bu konuyla ilgili aynı görüşü paylaşınca, bana da bu öyküleri okurlara ulaştırmak düştü. 

  • Facebook
  • Instagram
bottom of page